2.717 KM uzaktaki savaşın faturası Türkiye’ye

2717 km uzaktaki savasin faturasi turkiyeye 7YePbdlB.jpg

Sudan’da Yaşanan İç Savaş Hakkında Detaylar

Güney Öztürk

Sudan, 2019 yılından beri büyük bir kaos ve cehennem içinde. Ülke, 30 yıl boyunca iktidarda kalan El Beşir’in darbeyle devrilmesiyle başlayan bir iktidar mücadelesine sahne oluyor. Sudan’da General Abdülfettah el-Burhan liderliğindeki ordu (SAF) ile Muhammed Hamdan Dagalo’nun komutasındaki 17 farklı milletten militanı barındıran Hızlı Destek Kuvvetleri (HDK) arasında yaşanan çatışmalar giderek şiddetleniyor. HDK’nın ele geçirdiği Darfur’un başkenti El Faşir’de gerçekleştirdiği katliamlar ise üzücü boyutlara ulaştı. Son iki yılda 150 bin sivilin hayatını kaybettiği ve 14 milyon insanın yerinden edildiği biliniyor.

BAE’nin Rolü

BAE SAHADAKİ RAKİP

Barış ve istikrarın sağlanması gereken bir dönemde Sudan’da yaşanan bu kaosun arkasında Birleşik Arap Emirlikleri’nin (BAE) bulunduğu iddiaları dikkat çekiyor. BAE’nin, HDK milislerine Somali ve Libya üzerinden silah ve mühimmat desteği sağladığı ve bu şekilde çatışmaları körüklediği belirtiliyor. Aynı zamanda BAE’nin, Sudan’daki altın madenlerine göz diktiği ve ülkenin altın rezervlerini yağmalamaya çalıştığı ifade ediliyor. Altın madenlerinin stratejik önemi ve Sudan’ın zengin altın kaynakları, BAE’nin bu bölgedeki etkisini artırmış durumda.

Türkiye ve Sudan

Türkiye’nin Sudan’daki yatırımları ve ilişkileri de bu süreçte dikkat çekiyor. Sudan, Türkiye’nin “Afrika açılımı” kapsamında özel bir yere sahipti. Ancak Putin’e bağlı Wagner askerlerinin Sudan’da HDK milislerini eğittiği ve Çin’in liman finansmanını devraldığı bir ortamda Türkiye’nin ekonomik etkisinin azaldığı gözlemleniyor. Türkiye’nin Sudan’daki altın madenleri için başlattığı projeler ve yatırımlar da belirsiz bir sürecin içinde sıkışmış durumda.

Sonuç

Sudan’da yaşanan iç savaş, ülkenin ve bölgenin geleceği açısından büyük endişe yaratıyor. Türkiye, uluslararası arenada barış ve istikrarın korunması için çaba harcarken, Sudan’daki gelişmeler Türkiye’nin kırılgan ekonomik etkisini ve stratejik hedeflerini de gözler önüne seriyor.