Cumhur İttifakı’nı destekleyen ve 14 Mayıs 2023 seçimlerinde AKP listelerinden Meclis’e giren Hür Dava Partisi (HÜDA PAR), karma eğitimi hedef alan bir kanun teklifi sundu.
HÜDA PAR milletvekilleri Zekeriya Yapıcıoğlu, Serkan Ramanlı, Faruk Dinç ve Şahzade Demir’in imzasını taşıyan teklifte, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 15’inci maddesinin değiştirilmesi istendi. Teklifle okullardaki bazı sınıfların, eğitimin türü, olanakları ve ihtiyaçları gerekçe gösterilerek yalnızca kız ya da yalnızca erkek öğrencilere ayrılabilmesinin önü açılmak istendi.
Teklif, TBMM Başkanlığı tarafından Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’na sevk edildi.
KARMA EĞİTİMİN “EĞİTİM HAKKINI İHLAL ETTİĞİ” SAVUNULDU
Kanun teklifinin gerekçesinde, Türkiye’de ilkokullarda 1924’te, ortaöğretimde ise 1927’de başlayan karma eğitimin siyasi, ideolojik ve felsefi düşünce akımlarının etkisiyle eğitim sistemine girdiği ileri sürüldü.
Karma eğitim uygulamasının zamanla “tek tip insan yetiştirmeyi amaçlayan ideolojik devlet anlayışının dayatmasına dönüştüğü” iddia edilen gerekçede, özellikle 28 Şubat döneminde karma eğitimin zorunlu hale getirilmeye çalışıldığı savunuldu.
Teklifin gerekçesinde, karma olmayan eğitim talebinde bulunan kesimlerin eğitim hakkının ihlal edildiği öne sürülerek şu ifadeler kullanıldı:
“Son yıllarda karma eğitim uygulamasının bilimsel ve pedagojik bir temelinin olmadığı yönündeki eleştiri ve değerlendirmeler dünya genelinde artmış; bu uygulamanın eğitime ve kadın-erkek eşitliğine iddia edildiği gibi katkı sağlamadığı tespit edilmiştir.”

“FARKLI YARATILIŞ ÖZELLİKLERİ” GEREKÇESİ
HÜDA PAR milletvekilleri, kız ve erkek öğrencilerin ayrı eğitim gördüğü kurumlara yönelik ilginin bazı ülkelerde arttığını savundu. Gerekçede, “İnsanların kadın ve erkek cinsiyetlerine göre farklı yaratılış özelliklerine ve fıtrata sahip oldukları inkâr edilemez bir gerçektir” denildi.
Kız ve erkek öğrencilerin aynı ortamda ve aynı yöntemlerle eğitim görmesinin “makul ve bilimsel olmadığı” ileri sürülen teklifte, öğrenci velilerine karma olmayan eğitimi seçme hakkı tanınması istendi. Teklifin madde gerekçesinde ise düzenlemenin, “eğitim ve öğrenim hakkının güçlendirilmesi” amacıyla hazırlandığı savunularak şöyle denildi:
“Okulların bazı sınıflarının yalnızca kız veya yalnızca erkek öğrencilere ayrılarak karma olmayan eğitim yapılmasına imkân tanınmaktadır. Böylece eğitim ve öğrenim hakkının güçlendirilmesi ve bu hakkın kullanılmasını zorlaştıran engellerin kaldırılması amaçlanmıştır.”
‘CUMHURİYET’İN EĞİTİM BİRİKİMİNE MÜDAHALE’
Konuya ilişkin Cumhuriyet’e değerlendirmelerde bulunan Tüm Öğretmenler Birliği Sendikası (TÖBSEN) Genel Eğitim Sekreteri Serkan Bebek, teklifin basit bir yasal düzenleme olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi. Teklifin Cumhuriyet’in eğitim birikimine, laik eğitime ve çocukların eğitim hakkına yönelik ideolojik bir müdahale olduğunu belirten Bebek, karma eğitim karşıtı söylemlerin Meclis çatısı altında somut bir girişime dönüştüğünü ifade etti.
Bebek, “Eğitim sistemini bilimsel temellerden uzaklaştırmayı amaçlayan anlayış, yıllardır adım adım ilerletilmeye çalışılmaktadır” ifadelerini kullandı.
“KARMA EĞİTİM EŞİT YURTTAŞLIĞIN GÜVENCESİDİR”
Karma eğitimin yalnızca kız ve erkek öğrencilerin aynı sınıfta bulunması anlamına gelmediğini vurgulayan Bebek, “Karma eğitim; eşit yurttaşlığın, toplumsal yaşamın, demokratik kültürün ve kadın-erkek eşitliğinin eğitim alanındaki en önemli güvencelerinden biridir” dedi.
Karma eğitime yönelik her müdahalenin çocukların eşit eğitim hakkını ve toplumsal yaşamın ortak değerlerini hedef aldığını belirten Bebek, zorunlu eğitimin tartışmaya açılmasının da özellikle yoksul ve emekçi ailelerin çocukları açısından ciddi tehlikeler taşıdığını söyledi.
Bebek, çocukların okuldan uzaklaştırılmasının erken yaşta çalışma yaşamına itilmelerine ve çeşitli istismar biçimlerine maruz kalmalarına zemin hazırlayabileceğini belirtti.
“ÇOCUKLARIN GELECEĞİNİ KARANLIĞA TESLİM ETMEYECEĞİZ”
Karma ve zorunlu eğitimi savunmanın yalnızca bir eğitim politikası tercihi olmadığını dile getiren Bebek, bunun laikliği, bilimi, eşitliği, çocuk haklarını ve Cumhuriyet’in aydınlanmacı kazanımlarını savunma mücadelesi olduğunu kaydetti.
Laik, bilimsel, kamusal, karma ve nitelikli eğitimden vazgeçilemez olduğunu söyleyen Bebek, şu ifadeleri kullandı:
“Çocuklarımızın geleceğini karanlığa teslim etmeyecek, eğitimin dinselleştirilmesine ve gericileştirilmesine yönelik her türlü girişimin karşısında olmaya devam edeceğiz. Eğitim, siyasi ve ideolojik hesapların değil, çocukların üstün yararının konusu olmalıdır.”
YUSUF TEKİN DE KIZ VE ERKEK OKULLARINI GÜNDEME GETİRMİŞTİ
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin de daha önce yaptığı bir açıklamada, kız çocuklarını karma okullara göndermek istemeyen aileleri gerekçe göstererek kız ve erkek öğrenciler için ayrı okullar açılabileceğini savunmuştu.
Tekin, velileri ikna etmek amacıyla gerektiğinde kız okulları açılabilmesi gerektiğini belirterek ailelerin çocuklarını kız okullarına ya da karma okullara gönderebilmesi gerektiğini söylemişti.

